1 Mayıs 2014 - 15:12
Ayetullah Mesudi: İfratçılar İmam Bakır’ın (a.s) İlmi Karşısında Eğiliyordu

Kum İlim Havzası öğretim üyelerinden Ayetullah Mesudi Humeyni, İmam Muhammed Bakır’ın (a.s) ilmi karşısında ifratçı muhaliflerin dize geldiklerini ve görüş belirtme cüretini gösteremediklerini söyledi.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Ayetullah Mesudi Humeyni, Emevi hükümetinin zayıflamasıyla birlikte dini ilimleri yaymak için uygun bir ortam oluştuğuna dikkat çekti şöyle konuştu: Emirulmuminin (a.s) hükümete geldiği günden beri Ehlibeyt imamları (a.s) İslam dinine karşı inat eden halifelerle karşı karşıya gelmişlerdir. Bu halifeler gece gündüz demeden sürekli peygamberlerin işlerine düğüm atmak için uğraşıyorlardı. Bu durum İmam Muhammed Bakır’ın (a.s) dönemine kadar devam etti. O dönemde Emevi halifeleri geçmişteki güç ve nüfuzlarını kaybetmişti, çeşitli yönlerden de zayıflamıştı. Bununla birlikte Emeviler insanları ilmi yönden kendi taraflarına çekmek istiyordu, ancak kendi içlerindeki çelişki ve tezatlarla karşı karşıyaydılar. İşte böyle bir dönemde İmam Muhammed Bakır (a.s) ve İmam Sadık (a.s) kendileri için doğmuş olan fırsattan ilimlerini yaymak için en güzel şekilde istifade ettiler. Çok değerli öğrenciler yetiştirdiler.

Ayetullah Mesudi sözlerine şöyle devam etti: İmam Muhammed Bakır (a.s) ve İmam Cafer Sadık’ın (a.s) öğrencileri o dönemin seçkin şahsiyetleri olmuşlar ve ilmi açıdan çok yüksek mevkide yer almışlardır. Onlar İmam Muhammed Bakır’ı (a.s) iyi şekilde tanıma şerefine nail olmuşlardı. Bu sebeple de İmam Bakır’ın (a.s) yolunu sürdürdüler. Tek cümleyle şunu söyleyebiliriz: İmam Bakır (a.s) ve İmam Sadık (a.s) İslam maarifini yaymak için oluşan serbestlik ortamını en iyi şekilde değerlendirerek bu yolu sürdürecek öğrenciler yetiştirdiler. Bu hususta ellerinden gelen tüm çabayı gösterdiler. Cabir b. Abdullah Ensari, Eban b. Teğlib, Cabir Cufi, Muhammed b. Müslim ve Zürare b. A’yun isimleri bugüne kadar hafızalardan silinmemiş İmam Bakır’ın (a.s) öğrencilerinden bazılarıdır.

Ayetullah Mesudi sözlerini şöyle sürdürdü: İmam Muhammed Bakır (a.s), toplumu kültürel açıdan İslami kavramlara muhtaç gördüğü için öncelikle ilahi hükümleri topluma beyan etmek suretiyle camiada ilmi bir düzey oluşturdu. Bunu yaptığında onunla çağdaş olan zalim yöneticiler imamların (a.s) ilmi gücünü çok iyi bilmekteydi. Fakat imamlarımız asla iktidar kazanmak peşinde olmamışlardır. Yöneticilerle çatıştıkları dönemlerde de onların savunduğu şey ilahi hüküm ve yasalar olmuştur. Yani siyasi gücü elde etmenin kavgasını vermemişlerdir. İmam Bakır (a.s) ve İmam Sadık (a.s) zamanında ilmi konuların gündeme getirildiği bir feza oluştu. Kurân’ın tefsiri ve beyanı konusunda gündeme getirilen sorulara bu iki imamımız en güzel açıklamaları getirmiştir. Şia ekolünün maarifi özellikle İmam Bakır (a.s) ve İmam Sadık (a.s) çok güzel şekilde yayılmıştır. Bu yüzden bazıları Şia mezhebini bu iki imama isnat etmiştir. Oysaki Şia mezhebinin temeli Resulullah (s.a.a) zamanında atılmıştır.

İmam Bakır’ın (a.s) ifratçılara karşı tutumundan da söz eden Ayetullah Mesudi şöyle konuştu: İfratçı düşünce taşıyan ve guluv ehli olan kimseler İmamın (a.s) dersine katılıyordu. Ama onlardan hiçbiri İmam Bakır’ın (a.s) sunduğu bilgiler karşısında ilmi açıdan muhalefet etme cüretini kendinde bulamıyordu. İmamın (a.s) akılcılığa dayalı bir metodoloji ile anlattığı konular karşısında ifratçılar teslim olmaktan gayri çare bulamıyordu.

shafaqna

Ekler